• 22:24 Hollanda–Japonya, merakla beklediğim maçlardan biriydi. Japonya’nın turnuvaya iyi hazırlandığını duymuştum, Hollanda’nın ise zaten kaliteli ve oturmuş bir kadrosu var. Hollanda’da bazı oyuncuları daha fazla görmek isterdim, ancak kadro tercihleri bu yönde yapılmış. İlerleyen dakikalarda değişiklikler gelebilir. İlk 20 dakikayı izledim. Oyun oldukça dengeli ve kontrollü gidiyor. İki takım da hücum etmek istiyor ama savunmalar çok dikkatli. Bu yüzden net pozisyon bulmak zorlaşıyor. Maçın başlarında Japonya’nın yakaladığı bir pozisyon vardı, oyuncu sırtı dönük topu alıp dönerek iyi bir şut çıkardı ancak kaleci başarılı bir kurtarış yaptı. Genel olarak iki takım da iyi görünüyor ama bireysel olarak çok öne çıkan bir oyuncu yok. Oyun daha çok taktik disiplin ve denge üzerine kurulu. Şu ana kadar taraflardan biri diğerine üstünlük kurabilmiş değil.

  • 22:49 İkinci bölümde tempo düşüktü. Hollanda önde baskı kurar gibi görünse de oyun yavaş kaldı ve net pozisyonlar azdı, öne çıkan oyuncu da olmadı. Japonya uzun süre etkisizdi ama sonrasında Nakamura ile iki tehlikeli pozisyon buldu. İki takım da potansiyel gösteriyor, ancak risk almadıkları için oyun henüz açılmıyor.

  • 23:10: Van Dijk’ın kafa golüyle Hollanda 1-0 öne geçti. Hem savunmada liderliği hem hücum katkısıyla yine fark yarattı. Bu gol maçın gidişatı adına kırılma anı olmuş olabilir. Japonya’nın daha fazla risk alması gerekecek, bu da oyunun temposunu artırabilir.

  • 23:17 Hollanda’nın golünden kısa süre sonra Japonya beraberliği sağladı. Kubo ilk yarıda pek etkili değildi ancak bu pozisyonda soldan topu iyi taşıyıp içeri çevirdi. Japonya golün ardından daha fazla hücum etmeye ve önde baskı kurmaya başladı, bunun karşılığını da hemen aldı. Topu içeri çeviren Kubo’nun pasında Nakamura, daha önce de sinyallerini verdiği gibi, şık bir vuruşla topu köşeye gönderdi ve skoru eşitledi. İkinci yarıda ise Hollanda adına Gravenberch öne çıkan isim oldu. Hücumlarda sürekli etkiliydi ve kalite farkını hissettirdi. Maç bu golle birlikte daha keyifli hale geldi. İki takım da daha istekli oynuyor ve tempo yükselmiş durumda

  • 23:30 İkinci yarının ilk bölümü oldukça iyiydi. Hollanda öne geçti, Japonya beraberliği sağladı, ardından Hollanda tekrar öne geçti. Çok net pozisyonlar olmasa da oyuncular bireysel kaliteyle golleri buldu. Hollanda’nın iki golünde de top direkten içeri girdi ve vuruşlar oldukça köşeliydi, kalecinin yapabileceği pek bir şey yoktu. Bu bölümde Kubo da kendini daha fazla göstermeye başladı ve oyuna ağırlığını koydu. Japonya hücumda daha hareketli görünmeye başladı. İki takımın da yapacağı değişiklikler ve oyunun nasıl şekilleneceği merak konusu.

  • 23:49 Maçın ilerleyen dakikalarında, özellikle 80’ten sonra Japonya kanatlardan yüklenmeye başladı ve ciddi baskı kurdu. Sonradan oyuna giren oyuncunun attığı gol gerçekten çok etkileyiciydi. Kornerden gelen ortaya çok iyi yükselip net bir kafa vuruşu yaptı, kaleci dokunsa da engelleyemedi. Görsel olarak da çok hoş bir goldü. Maç genel olarak Dünya Kupası seviyesine yakışır bir karşılaşma oldu. Çok fazla net pozisyon olmasa da iki takım da akıllı ve disiplinli oynadı. Oyuncular ne yaptığını bilen, uyumlu bir takım görüntüsü çizdi. Bu yüzden taraflar birbirine üstünlük kurmakta zorlandı ve skor uzun süre dengede kaldı. Japonya özellikle dikkatimi çekti. Estetik, yaratıcı ve keyifli bir futbol oynuyorlar. Sürekli baskı kurmasalar bile aniden pozisyon bulup gol çıkarabilen bir takım. Bu açıdan turnuvada izlenmesi en keyifli ekiplerden biri gibi görünüyor.