My FIFA World Cup 2026 diary. I log my thoughts on the tournament, the matches, and related moments.

Argentina – Egypt
  • 20:30 Turnuvanın en tuhaf maçlarından biriydi. Mısır maçın başında öne geçmeyi başardı ve rakibini çok iyi kontrol etti. Arjantin bulduğu birkaç pozisyondan yararlanamayınca ilerleyen dakikalarda vasat bir oyun sergilemeye başladı. Mısır’ın savunma öncelikli oyunu, oyunu sahasında kabul etmesi Arjantin’in lehine oldu ama bir türlü istedikleri pozisyonları üretemediler. Mısır ikinci golü bulduktan sonra hakem taktir haklarını daha da Arjantin’den yana kullanmaya başladı. Bu da Mısır’ın direncinin kırılmasına sebep oldu. Arjantin ikinci golü yedikten sonra iyice riskler aldı ve hakemin kararlarıyla birleşince oyun tamamen Mısır’ın aleyhine döndü. 92. dakikada Salah’ın ayağına basarak başlayan Arjantin atağı golle sonuçlandı fakat benzer pozisyonda Mısır’ın golünü iptal eden hakem bu pozisyonda golü verdi ve akabinde maçı Arjantin lehine bitirdi. Hakem yönetimi adına rezalet, maçı o dakikadan itibaren yönetemeyen Mısır adınaysa ağır bir ders oldu.
Portugal – Spain
  • 22:08 Zaman zaman İspanya’nın domine ettiği bir ilk yarı oldu. Maçın başında Oyarzabal’la bir net gol pozisyonu da buldular. Fakat bu turnuvada İspanya’nın en büyük eksiği iyi bir forvet. Özellikle forvetlerin ön plana çıktığı bir turnuvada bu daha büyük bir eksiklik demek. Çünkü forvetlerin öne çıkması biraz da turnuvada hakim olan ve oyunu ve onun nasıl aşılabildiğini gösteriyor. Portekiz bekleriyle biraz varlık göstermeye çalışıyor. Özellikle Mendes harika bir ilk yarı çıkardı. Eğer maç bir şekilde böyle biter ve Portekiz kazanırsa maçın adamı olabilir. Hem savunmada çok kritik müdahaleler yaptı, hem hücumda iyi işler yaptı, hem de ters kanattan iyi bir şutu direkten döndü. Önlerinde Neves de iyi oynadı fakat Portekiz’in başarılı olabilmesi için diğer orta sahaların da performansını artırması şart.
  • 23:19 Mendes ikinci yarının başında sakatlandı ve Portekiz’in hücum organizasyonları büyük yara aldı. İkinci yarıda ilk yarıdan daha kötü bir performans sergilediler ve yedikleri gole kadar hiç rakip kaleye gidemediler. Altı yedi dakikalık baskı da gol atmak için yeterli olmayınca turnuvaya veda ettiler. Mağlup oldukları takım İspanya olduğu için teknik adama fatura çıkar mı bilmem ama bu Portekiz kendisinden zayıf takımlara karşı bile göze hoş gelen bir oyun oynayamadı. Belçika’nın altın jenerasyonuyla hiçbir şey yapamamış bir teknik adamı görevlendirmek zaten büyük bir hataydı ve bu Portekiz’e pahalıya mal oldu. Forvetlerinin yaşı gereği performans düşüklüğünü bir kenara koyarsak geriye kalan bütün mevkiler alternatifleriyle birlikte üst düzeyde. Buna rağmen ortaya konan vasatın altında bir oyun var. Kadro yapısına göre bir oyun tercih edilmediği gibi 41 yaşında bir oyuncuyu da tek başına ileride bırakmak onu çok kötü gösterdi. Teknik ekibin tercihleri Ronaldo adına da diğer oyuncular adına da büyük bir şanssızlık. İspanya’ya gelince akıllıca bir organizasyonla gol buldular. Fakat bu turu geçmelerindeki şansları karşılarında Portekiz olmasıydı. Daha iyi bir takımla karşılaşınca turnuvaya veda edeceklerini düşünüyorum. Topu ileri çok iyi getiriyorlar fakat ceza sahasında bir şey yapamıyorlar. Bu takımda gözden düşmüş Morata bile fark yaratırdı.
Brazil – Norway
  • 00:15 Norveç maçın ilk yarısını oldukça üstün oynamıştı. Brezilya’ya karşı iyi baskı yaptılar ve karşılığını da alabilirlerdi. Fakat Brezilya kontra ataklarla iyi geldi ve bir penaltı kaçırdı. İkinci yarının ilk kısmı dahil gösterişli olmayan ama üstünlüğü sağlayabilecek bir Ancelotti oyunu izledik. Diğer taraftaysa ikinci yarıya çok iyi başlamayan bir Norveç vardı. Fakat iyi bir orta her şeyi değiştirdi. Norveç oyuncu değişiklilerinin ardından birkaç defa Haaland’ı bulmaya çalışan ortalar denedi ve Haaland bunlardan birini değerlendirmeyi başardı. Ardından bir başka pozisyonda ikinci golünü de attı. Son dakikada gelen Brezilya penaltısı farkı bire indirmekten başka bir işe yaramadı.

Brezilya burada turnuvaya veda etmiş oldu. Ancelotti de Brezilya’nın düşüşüne çare olamadı. Bu turnuvada çok ilerleyemeyeceklerini tahmin etmek benim için güç değildi, kadroya bakınca oyuncuların ilerlemiş yaşları çok dikkat çekiyordu. Bu kadar fiziksel üstünlüğün değerli olduğu ve savunma oyunlarının çok gelişmiş olduğu bir turnuvada daha dinamik ve güçlü oyuncuları tercih etmek daha isabetli olabilirdi.

Canada – Morocco
  • 20:17 Fas ilk yarıyı 0.03 gol beklentisiyle kapattıktan sonra ikinci yarıya golle başladı. Futbolun cilvesi. Kanada ilk yarıda çok üstün bir oyun sergileyip Fas’ı çok aciz gösterdi. Fakat bir pozisyon dışında net gol pozisyonu elde edemediler. Bu da onlara şimdilik pahalıya malolmuş gibi görünüyor.
  • 22:42 Fas üç gol atmayı başardığı maçı toplamda beş şutla tamamladı. Bu kadar az şutla turu geçmek dünya kupasında bu turlarda 1966’dan beri ilk defa olan bir şeymiş. Şaşırtıcı bir istatistik.
  • 22:44 Fas’ın oyunu bu galibiyete rağmen ilerleyen turlar adına pek umut vermedi. Kanada’nın yaptıklarını daha iyi yapabilecek bir Fransa ile karşılaşma ihtimalleri çok yüksek. Bugün şiddetli baskıya ilk yarıda boyun eğmiş bir Fas vardı.
Belgium – Senegal
  • 00:54 Çok tuhaf bir maç izliyoruz. 120+11 oynanıyor. Senegal 86. dakikaya kadar 2-0 önde götürdüğü maçı 119. dakikada yediği golle 3-2 kaybetti. Futbol 90 dakika sözünün karşılığını veren bir maç oldu fakat 10’da başlayan maç 12.50’de bitti. Topun oyuna sokma süresinin hızlandırılması için yeni kuralların getirildiği bu turnuvada su molası vs derken maçların iki saati geçen bir hal alması çok kötü bir gelişme. Futbolcu sağlığı, seyir zevki, bir etkinliğe harcanan zaman bu koşullardan olumsuz etkileniyor.
France – Sweden
  • 00:02 Fransa’nın sürklase ettiği bir ilk yarı izledik. Bu turnuvada izlediğim en baskın oyunlardan birini oynadı ve defalarca gol bulma imkanı elde etti. Mbappe’nin ofsayttan iptal edilen golü, direkten dönen topu, Barcola’nın direkten dönen rövaşatası ve birçok etkili şut. İlk yarıdaki 1.1’lik gol beklentisi hissedilenin gerisinde kalmış bir oran olarak görünüyor. Mbappe çok istekli ve mücadeleci bir oyun sergiliyor. Buna karşın İsak ve Gyökeres ise çok etkili değiller. İsveç’in onlara top getirebildiğimi söylemek de güç. Bu şekilde ilerlemeleri çok zor.
  • 01:00 Fransa güzel oyununu ikinci yarıda da devam ettirdi ve turnuvanın en güçlü şampiyonluk adayı olduğunu gösterdi. İsveç’i çok zayıf gösterdi ve herhangi bir reaksiyon göstermesine müsade etmedi.
Ivory Coast – Norway
  • 20:06 İlk yarıyı Norveç golle kapatmayı başardı fakat pek keyif veren bir oyun oynamadılar. Sörloth’un kanatta orta açmaya çalıştığını görmek zaten başlı başına tuhaf bir şeydi. Teknik direktörleri elindeki bütün oyuncuları sahaya sürmek istemiş gibi bir görüntü vardı. İlla ki Haaland ve Sörloth aynı anda sahada olacaksa direkt iki forvetli oynamak daha verimli bir olabilirdi. Öte yandan Fildişi kanatlarıyla iyi gitmesine rağmen orta sahaları benzer katkıyı sunamadı. Bonny de aynı şekilde etkisiz kaldı.
  • 20:37 Amad Diallo’dan harika bir gol geldi. Topu sürüşü, al veri, çalımı, vuruşu o kadar iyiydi ki pozisyona kendimi kaptırıp coşkuyla sevindim. Fildişi’nin ikinci yarıda kontrollü ve gittikçe artan baskısı sonuç verdi. Norveç savunması epey sağlam durmuştu ama topu ileride tutmayı başaramadıkça Fildişi daha etkili gelmeye başladı.
Germany – Paraguay
  • 00:29 Paraguay yine başarılı kurgulanmış katı bir savunma taktiğiyle maça başladı. Nadiren çıktıkları atakların birinde de gol bulmayı başardılar. O kadar topu Almanya’ya bıraktılar ki ilk 45 dakikada belki 45 pas bile yapmamış olabilirler. Bu katı savunmayı Almanya paslarla aşamadı. Zaten tempolu bir oyunları da yoktu. İkinci devrede de Paraguay bu oyununu devam ettirdi ama Almanya bir gol bulmayı başardı.
  • 07:43 Maçın uzatmalarını izlemeden yatmıştım, Paraguay bir zafer elde etmeyi başarmış. Açıkçası turnuvadaki diğer maçlarını düşününce Almanya’nın elinde çeşitli hücum varyasyonları deneyebilecek bir kadro olduğunu ve Paraguay’ı aşabileceğini düşünüyordum. Bu kadronun bunu yapamamasının faturası muhtemelen Nagelsmann’a kesilecektir.
Brazil – Japan
  • 20:18 Japonya oldukça kolektif bir oyun sergiliyor. Alanı çok iyi savunuyorlar ve topla da hızlı çıkıyorlar. Breziya ise buna karşılık oldukça yavaş bir tempoyla hücum ediyor. Oyundan ziyade bireysel yeteneklerinin şapkadan tavşan çıkarmasını bekliyorlar. Brezilya’nın bu oyunu biraz da eldeki oyunculardan kaynaklanıyor. Sadece hücum hattı oyuz yaşının altında. Savunma ve orta saha otuz üstü. Açıkçası Brezilya kadrosunun biraz daha genç olmasını beklerdim.
  • 20:36 Brezilya devre arasından daha iyi dönen taraf oldu ve özellikle vini’nin tarafından birkaç net pozisyon yakaladı. Kalecinin başarılı kurtarışları ve çizgide savunmanın canhıraş çıkardığı iki üç pozisyon oldu. Su molasına kadar Brezilya net bir şekilde üstündü ve bu durum gol beklentisine de net olarak yansıdı.
  • 20:59 Japonya ikinci yarıda iyice sahasına kapandı ve oyun epey sıkıcı bir hale geldi. Bu takımın elinden daha fazla şey gelebilirdi ama kendilerine yeterince güvenmediler. Brezilya da bunu cezalandırdı.
South Africa – Canada
  • 22:08 Son 32’nin ilk maçı. Turnuvanın ev sahiplerinden Kanada maça çok iyi başlayamadı. İki tarafın da kontrolü elden bırakmadığı bir orta saha mücadelesi oldu. Bunu ilk yarının sonlarına doğru Kanada biraz kırdı ve üstünlük kurmayı başardı ama elde ettiği birkaç pozisyonu gole çeviremedi. Güney Afrika iyi bir duvar ördü fakat aynı şekilde ayağa çıkamadı. Futbol adına çok keyifli bir mücadele olmuyor.

Fakat maçın çekim açılarını çok beğendim. Sık sık kuşbakışı ve hareketli kamera açıları gösterildi ve bu maçın seyir zevkini bir nebze artırdı. Oyuncuların dizilimini, topla beraber takım olarak hareketlerini görmek yayını beğenmemi sağladı.

  • 23:00 İki tarafın da hücum anlamında pek bir şey ortaya koyamadığı bir maç oldu. Turnuvanın sıkıcı maçlarından birisiydi. Uzatma dakikalarında savunmanın iyi uzaklaştıramadığı bir topu gole çevirmeyi başaran Kanada turu atlayan taraf oldu. Güney Afrika elinden geldiğince savunmada iyi durdu fakat aynı başarıyı hücumda gösteremedi. Yanlış tercihler ve kötü uygulamalar elde ettikleri şansları kaybetmelerine sebep oldu. Kanada adına tek olumlu şey Alphonso Davies’in oyuna girmesi oldu. Sahada teknik özellikleri iyi bir oyuncu olarak gösterdikleri maçta neyin eksik olduğunu açıkça ortaya koydu.
Colombia – Portugal
  • 03:13 Bir tarafta James diğer tarafta Felix ilk onbirde başladı. Bir dönem Avrupa’nın en iyi takımlarında oynayan bu oyuncular istikrarlarını kaybetmiş ve gözden düşmüşlerdi. Bu maçta onların oyununu merak ediyordum. Fakat birkaç pozisyon dışında etkileyici bir oyun sergileyemediler.

Maçta iki taraf da pozisyonlar yakalasa da bir hücum sürekliliği gösterebilen taraf olmadı. Kolombiya sadece birkaç pozisyon üstüste atak yapabildi. İki taraf da kontrollü bir hücumu istiyor, fakat şu ana kadarki oyunla Kolombiya daha fazla ceza sahasına girebildi ve tehlike üretebildi. Portekiz ise üçüncü bölgeye ve Ronaldo’ya yeterince top getiremedi.

  • 03:15 İki tarafın da orta sahaları ve savunmaları kuvvetli, oyun da geniş bir alanda oynandığı için hücumlar hızlı gelişip bitiyor fakat olgunlaşamıyor.
  • 03:25 Portekiz daha savunmasından çıkarken hatalar yapıyor. Organize bir şekilde topu hücuma taşıyıp oraya yerleşemiyor. Öte yandan Kolombiya pozisyonlar ve net gol şansları buluyor. Martinez Portekiz’i iyi hazırlayamamış diye düşünüyorum. Bireysel olarak bu kadar kaliteli oyuncuları olan bir takımın böyle problemleri olmamalıydı. Göze hoş gelen bir futbol bir kenara, sonuca gidebilen bir takım görüntüsünde değiller.
  • 03:28 Portekiz adına fark oluşturan tek oyuncu sonradan giren Leao oldu. Kolombiya’nın sağ bekini birçok pozisyonda zor durumda bıraktı. Kolombiya tarafındaysa Davinson Sanchez üstün bir oyun oynadı. Fakat takım olarak her biri çok iyiydi.
Scotland – Brazil
  • 00:30 Su molasına kadar olan kısımda İskoçya futbol adına bir şey ortaya koyamadı. Bir savunma hatasında fırsatçılıklarını konuşturan Brezilyalı oyuncular takımlarını öne geçirdi. Benzer bir pozisyonda bu golün ikincisi geldi fakat ufak bir temastan dolayı gol VAR’dan döndü. İskoçya topa fazla sahip oldu ama gole karşı hiçbir reaksiyon gösteremedi.
Netherlands – Sweden
  • 19:32 Hollanda maça İsveç’i adeta boğarak başladı. Bulduğu iki golün üstüne de bu oyununu sürdürmeye devam etti. Topu kaptırır kaptırmaz basıyorlar ve çok hızlı geri kazanıyorlar. Maçın farka gidebilecek bir görüntüsü var.
  • 19:33 Su molasının ardından İsveç buna bir çözüm bulma gayretinde görünüyor. Kanatlardan hızlı ilerleyip ceza sahasına iki top çıkardılar. Fakat şimdilik bir süreklilik gösteremiyorlar.
  • 19:53 İlk yarının son on beş dakikasını İsveç oldukça iyi oynadı. Organize ataklar geliştirmeyi başardılar ve özellikle Gyökeres’le etkili oldular. Devreye farkı en azından bire indirerek girme istekleri vardı ama sonuç alamadılar. Yine de duran top organizasyonları, çektikleri şutlar ve atakları bitirme şekilleri gayet iyiydi. Hollanda’nın boğucu baskısını kırdıktan sonra olgum bir oyun gösterdiler.
  • 21:00 İsveç devre arasına iyi gitmişti ama dönüşünde Hollanda daha iyiydi. Hızlı bir şekilde iki gol daha bulup maçı 4-0’a getirdiler ve rakibin umutlarını tükettiler. İstedikleri şekilde tempoyu ayarlayıp rakiplerini alt etmeyi başardılar. Brobbey, Gakpo ve Dumfries yıldızlaştı ama takım olarak çok iyi iş çıkardılar.
Turkey – Paraguay
  • 05:28 Maç kötü bir sürprizle, kötü bir dejavuyla başladı. Bu turnuvanın en kolay gol yiyen takımı Türkiye sanırım. Paraguay önde baskıyla ve gol isteyerek başladığı maçta daha en başta kontrollü oyuna geçme şansı elde etti.
  • 06:04 İlk yarı biterken Türkiye baskıyı artırsa da net bir gol pozisyonu üretemedi. Çok sayıda duran top kullanmasına rağmen de bir pozisyon dışında tehlike oluşturamadı. İlk yarının tek olumlu yönü Almiron’un kırmızı kart görmesiydi. Sorumsuz davrandığı bir pozisyonda yeni kuralların sonucuna katlanmak zorunda kaldı. İlk yarı Türkiye adına hücumda en sönük kalan isim Kerem, ardından da Yunus’tu. Bunların Arda takip ediyor fakat ilk iki oyuncunun çıkıp bu kadar orta kesilen bir maçta Deniz Gül’ün oyuna girmesini diğerinin yerine de Barış’ın girmesini bekliyorum. Paraguay adına savunmada caceres, ilerideyse asist yapan enciso ve golü atan galarza iyi oyunculardı. Sert ve temaslı oynamayı tercih ediyorlar ve oyun sık şık duruyor.
  • 06:37 Rakip on kişi olmasına rağmen ikinci yarıya tek değişiklikle ve barışı forvete koyarak çıktık. Kapalı savunmaya karşı, sürekli orta kesilen maçta kenar yönetiminin hatası olarak görüyorum. Nitekim bir süre sonra Deniz ve Can oyuna girdi ve oyuna hareketlilik geldi. Bu oyun gol getirecek mi göreceğiz.
  • 07:08 Türkiye on kişi rakibine karşı ikinci yarı boyunca ancak birkaç pozisyon üretebildi. Hem teknik ekip hem de bireysel olarak oyuncular tam bir hayal kırıklığıydı. Bu maçı kaybederek Türkiye turnuvada da veda etmiş oldu. Büyük beklentilerle geldikleri bu turnuvadan elleri boş dönüyorlar.
  • 07:28 Büyük turnuvaların ne kadar zor ve büyük dikkatle oynanması gerektiğini gördüğümüz bir kupa oluyor. Sürekli Avrupa’da futbol oynayan takımlar farklı farklı yönleriyle öne çıkan Afrika ve Amerika takımlarına karşı şoka uğruyor. Temaslı oyun, iyi savunma, hızlı hücumlar, fiziksel kuvvetin teknikle birleştiği takımlar var. Rakibe verilen tek şut imkanı gole dönüşebiliyor ve bu takımlar maçın sonunu bu şekilde getirebiliyor. Her bir skor önemli ve Fransa gibi favori takımlar dahi maça büyük bir dikkatle savunmayı önceliklendirerek başladıklarını görüyoruz. Futbolun geldiği yeri de görmemiz lazım. Fizikle tekniğin birlikte bulunduğu, temaslı oyunu oynayabilen takımlar başarılı oluyor. Türkiye sadece teknik kapasitesiyle öne çıkıyor, bu yönü de abartılıyor. Ayrıca dokuz numarasız oyunu buraya gelene kadar iyi oynamış olsa da bu turnuvada karşılaştığı rakiplere karşı sergileyemedi. Türk milli takımı adına acı bir tecrübe oldu.
Scotland – Morocco
  • 02:04 İskoçya’nın Fas karşısında çok etki gösteremediği bir mücadele oldu. Maçın başında gelen golün ardından kontrolü oyun oynayan Fas maçın çok tempo kazanmasına müsade etmedi, kendi istediği gibi ayarladı. Maçın çok kısa bir anında karşılıklı ataklar gelişti ve sadece son on dakikada İskoçya bastırabildi. Fas’ın hem fizikli hem teknik kapasitesi yüksek kadrosu onları bu turnuvada gizli favorilerden birisi haline getiriyor. Hücum oyuncuları da formlarını artırırsa ilerilere gidebilirler.
United States – Australia
  • 21:33 Fiziksel kapasitesi yüksek iki takım karşı karşıya geldiği için mücadelenin seyri nasıl olacak diye merak ediyordum. Amerika daha fazla hücumu düşünen taraf gibi davrandı ama Avustralya da ataklar geliştirdi. Fakat Amerikanın daha teknik ayakları takımlarının erken bir gol bulmasını sağladı. Avustralya Türkiye maçının aksine biraz daha hücum yapmak isteyen bir görüntüde. Diğer yandan Amerika da hücumda aynı istekliliği gösteriyor. Avustralya’da Souttar yine iyi oyununa devam ediyor.
  • 22:14 İlk yarıda net bir Amerika üstünlüğü vardı ve Avustralya skor anlamında olduğu gibi oyun olarak da buna net bir cevap veremedi.
  • 23:50 İkinci yarıda Amerika kontrollü bir oyunla skoru korudu. Avustralya maçın son on dakikasında bastırsa da net bir pozisyon bulamadı. Amerika Pochettino önderliğinde turnuvaya oldukça iyi hazırlanmış bir profil gösteriyor.
Argentina – Algeria
  • 07:08 Bu maçı nasıl kaçırdım, inanamıyorum gerçekten. Gece kalkıp izlemeye değermiş, Messi yine bildiğimiz Messi.
France – Senegal
  • 21:11 Senegal maça çok geride bekleyerek başlamadı. Gayet hücumcu, önde top kapmaya çalışan ve hızlı ataklarla rakip sahada oyun sürdürmeye odaklı bir izlenim verdi. Şu anda dişe diş, kora kor bir mücadele oluyor.
  • 21:31 İlk bölüm biraz durgundu, ilk 25 dakikada tempo düşüktü. Senegal topu kazandığında hızlı hücumlarla ileri çıkmaya çalıştı ve bunu birkaç kez denedi. 25. dakikada buldukları pozisyonda şut direkten kalecinin sırtına çarptı ama gol olmadı. Fransa’da Upamecano dikkat çekti, hem fiziksel hem de hız olarak savunmada üstünlük kurdu. Senegal ise Jackson’ın hızıyla savunma arkasına sarkmayı denedi. Su molasının geç verilmesi dikkat çekiciydi, hakem sanki unuttu ve oyun durunca hatırladı. Kırkıncı dakikada tartışmalı bir pozisyon oldu, Senegal oyuncusunun ayağına basıldı ama hakem avantaj oynattı ve kart göstermedi, bu karar tartışmalıydı. İlk yarı genel olarak temposuz geçti ama Senegal daha olumlu göründü. Fransa hücumda etkisizdi, ilerideki oyuncular topla buluşmakta zorlandı. Senegal son dakikada çok net bir pozisyon kaçırdı ve ilk yarı 0-0 bitti. İkinci yarıda Fransa baskıyı artırdı, özellikle Mbappé ile pozisyonlar br akabinde gol buldu. Oyun daha hareketli hale geldi. Tam maç sakinleşti derken Senegal’den genç bir oyuncu çok şık bir gol attı. Ancak hemen ardından Mbappé çok kaliteli bir golle cevap verdi. Kısa sürede iki harika gol izledik.
  • 21:56 İlk yardım maç senin neydi yani çok temposuz bir maç vardı ama Senegal yine de daha olumlu göründü Fransa pek hücum yapamadı Fransa’da ilk maçın başında söyledigim gibi araç kalmamış savunma oyuncularıydı ileride Duel ve ord neredeyse hiç topla buluşamadı hep geriye böyle defans önüne falan geldiler toplanmak için ileride buluşamadılar eminim Fransa takımları Fransa taraftarları bu ülkeden hiç memnun kalmamışlardır orta sahlarını çok düşük buldum Fransa’nın ikinci ele mutlaka değişikliklerle başlayacaktır yani ikinci el anlamda biraz daha hareketli bir Fransız izleyebiliriz belki Nijerya gelince sen Senegal’e gelince maçın ilk son dakikasında kale ağzından İsmail’e sarar yüzde yüzlük golü kaçırdı yani top önüne düştüğü sadece çerçeveyi vurması lazımdı altı pasta çerçeveyi bulamadı ve ilk yarı soymasına sıfır sıfıra gittiler inanılmaz bir pozisyonda gerçekten onun dışında İsmail aslında İlkan’ın ikinci evresinde biraz hareketlenmişler çıkmaya başlamış top taşıması olsun arada kaçması topla buluşması olsun man’den daha çok topla buluştu anlamda iyiydi ama bu son hareketi birazcık taraftarlarının hareket arttı diye düşünüyorum
  • 22:33 Fransa bir süre baskı kurduktan sonra pozisyonlar bulmaya başladı özellikle Mbappé’yle birkaç tane pozisyona girdi ama Mbappé değerlendirmemişti o Rize ikinci yarı açıldı gerçekten Fransa’da baskı kurmaya başlayınca avize de çok top oluşuyor çok iyi işler yaptı
  • 23:02 Tam maç durdu derken Senegalli en bayi sağdan topu aldı ve muazzam bir gol attı top sahadan sürdü çaprazdan geldi çok güzel çıkardı ve kar miyavladı dedim ki 18 yaşındaki boncugum yani bu Dünya Kupası’nda büyük prim yapar meğer zaten PSG oyuncusu muş yani PSG’de harika oyuncular var gerçekten yani 18 yaşında adını duymadım yedeklerden girip çok az forma şansı bulan oyuncu Dünya Kupası’nda geldi çok iyi savunma yapan Fransa’yı deldi ve farkı bile indirdi ama tam 1 dakika sonra Mbappé muazzam bir golle karşılık verdi yani iki harika gol Mbappéym cezası askerinin biraz daha gerisinden epey gerisinden topu o kadar güzel gönderdik havada sürülerek köşeye doğru gitti kaleci de öyle güzelleştirdi uçarak 90 + 5 ve altıda iki harika gol izledik muazzam tam da kapatsam mı derken
  • 23:04 Mbappé iki güzel gol attı ama Olise de iki şık asist yaptı ve çok iyi oynadı. Eğer Mbappé’nin golleri olmasaydı, maçın adamı Olise olurdu çünkü geriden top aldı, ortadan taşıyarak ilerledi ve adam eksiltti, çok şey yaptı. Gerçekten harika bir performans.
Belgium – Egypt
  • 22:33 Belçika–Mısır maçını izliyorum, ikinci yarıya yetişebildim. İlk yarıyı Mısır 1-0 önde kapatmış. İkinci yarıda Belçika baskı kuruyor ama savunmayı açmakta zorlanıyor. Hücumları çok organize değil, daha çok bireysel kaliteyle sonuca gitmeye çalışıyorlar. Mısır ise kompakt oynuyor ve kontra ataklarda oldukça etkili. Salah ve Marmoush ile birkaç net pozisyon buldular. Hatta birinde çok net fırsatı değerlendiremediler. Buna rağmen geçişlerde oldukça tehlikeliler. Lukaku oyuna girdikten sonra fizik gücünü kullanarak etkili oldu ve golünü buldu. Bu golle oyun dengelendi. Genel olarak Mısır’ı beğendim, savunmada disiplinliler ve hücuma da iyi çıkıyorlar. Belçika ise yıldızlarına rağmen takım oyununda biraz eksik görünüyor

  • 00:26 Maç 1-1 sona erdi. İki takım da birbirine net bir üstünlük kuramadı. Açıkçası Mısır’ı daha iyi buldum. Oyunu geride kabul ettiler, Belçika daha baskılı görünüyordu ama zaten geride olan taraftı. İkinci yarıda skor eşitlendikten sonra oyun daha dengeli hale geldi. İki takımın da zaman zaman üstün olduğu bölümler oldu. Mısır hücum etmeye çalıştı, Belçika ise zaman zaman oyunu kontrol etti. Topa sahip olma ve bireysel kalite açısından Belçika öndeydi. Ancak takım oyunu anlamında Belçika çok etkileyici değildi. Rakibe kendi oyununu kabul ettiremedi. Mısır ise hızlı hücumlarda oldukça etkiliydi. Son paslarda biraz daha kaliteli olsalar daha fazla gol bulabilirlerdi. Özellikle Salah ve Marmoush’un uyumu dikkat çekiciydi. Sonradan giren oyuncular da katkı verdi. Genel olarak iki takım da yoluna devam edebilir ama ben Mısır’ı daha etkileyici buldum. muhtemelen

Netherlands – Japan
  • 22:24 Hollanda–Japonya, merakla beklediğim maçlardan biriydi. Japonya’nın turnuvaya iyi hazırlandığını duymuştum, Hollanda’nın ise zaten kaliteli ve oturmuş bir kadrosu var. Hollanda’da bazı oyuncuları daha fazla görmek isterdim, ancak kadro tercihleri bu yönde yapılmış. İlerleyen dakikalarda değişiklikler gelebilir. İlk 20 dakikayı izledim. Oyun oldukça dengeli ve kontrollü gidiyor. İki takım da hücum etmek istiyor ama savunmalar çok dikkatli. Bu yüzden net pozisyon bulmak zorlaşıyor. Maçın başlarında Japonya’nın yakaladığı bir pozisyon vardı, oyuncu sırtı dönük topu alıp dönerek iyi bir şut çıkardı ancak kaleci başarılı bir kurtarış yaptı. Genel olarak iki takım da iyi görünüyor ama bireysel olarak çok öne çıkan bir oyuncu yok. Oyun daha çok taktik disiplin ve denge üzerine kurulu. Şu ana kadar taraflardan biri diğerine üstünlük kurabilmiş değil.

  • 22:49 İkinci bölümde tempo düşüktü. Hollanda önde baskı kurar gibi görünse de oyun yavaş kaldı ve net pozisyonlar azdı, öne çıkan oyuncu da olmadı. Japonya uzun süre etkisizdi ama sonrasında Nakamura ile iki tehlikeli pozisyon buldu. İki takım da potansiyel gösteriyor, ancak risk almadıkları için oyun henüz açılmıyor.

  • 23:10: Van Dijk’ın kafa golüyle Hollanda 1-0 öne geçti. Hem savunmada liderliği hem hücum katkısıyla yine fark yarattı. Bu gol maçın gidişatı adına kırılma anı olmuş olabilir. Japonya’nın daha fazla risk alması gerekecek, bu da oyunun temposunu artırabilir.

  • 23:17 Hollanda’nın golünden kısa süre sonra Japonya beraberliği sağladı. Kubo ilk yarıda pek etkili değildi ancak bu pozisyonda soldan topu iyi taşıyıp içeri çevirdi. Japonya golün ardından daha fazla hücum etmeye ve önde baskı kurmaya başladı, bunun karşılığını da hemen aldı. Topu içeri çeviren Kubo’nun pasında Nakamura, daha önce de sinyallerini verdiği gibi, şık bir vuruşla topu köşeye gönderdi ve skoru eşitledi. İkinci yarıda ise Hollanda adına Gravenberch öne çıkan isim oldu. Hücumlarda sürekli etkiliydi ve kalite farkını hissettirdi. Maç bu golle birlikte daha keyifli hale geldi. İki takım da daha istekli oynuyor ve tempo yükselmiş durumda

  • 23:30 İkinci yarının ilk bölümü oldukça iyiydi. Hollanda öne geçti, Japonya beraberliği sağladı, ardından Hollanda tekrar öne geçti. Çok net pozisyonlar olmasa da oyuncular bireysel kaliteyle golleri buldu. Hollanda’nın iki golünde de top direkten içeri girdi ve vuruşlar oldukça köşeliydi, kalecinin yapabileceği pek bir şey yoktu. Bu bölümde Kubo da kendini daha fazla göstermeye başladı ve oyuna ağırlığını koydu. Japonya hücumda daha hareketli görünmeye başladı. İki takımın da yapacağı değişiklikler ve oyunun nasıl şekilleneceği merak konusu.

  • 23:49 Maçın ilerleyen dakikalarında, özellikle 80’ten sonra Japonya kanatlardan yüklenmeye başladı ve ciddi baskı kurdu. Sonradan oyuna giren oyuncunun attığı gol gerçekten çok etkileyiciydi. Kornerden gelen ortaya çok iyi yükselip net bir kafa vuruşu yaptı, kaleci dokunsa da engelleyemedi. Görsel olarak da çok hoş bir goldü. Maç genel olarak Dünya Kupası seviyesine yakışır bir karşılaşma oldu. Çok fazla net pozisyon olmasa da iki takım da akıllı ve disiplinli oynadı. Oyuncular ne yaptığını bilen, uyumlu bir takım görüntüsü çizdi. Bu yüzden taraflar birbirine üstünlük kurmakta zorlandı ve skor uzun süre dengede kaldı. Japonya özellikle dikkatimi çekti. Estetik, yaratıcı ve keyifli bir futbol oynuyorlar. Sürekli baskı kurmasalar bile aniden pozisyon bulup gol çıkarabilen bir takım. Bu açıdan turnuvada izlenmesi en keyifli ekiplerden biri gibi görünüyor.

Australia – Turkey
  • 06:24 Maçı izlemek için 05:50’de kalktım. İlk dakikalarda iyi başladık ama kısa sürede oyun dengelendi. Hücumda yeterince etkili olamadık, özellikle ön tarafta bireysel katkı eksikti. Su molasından sonra dengesiz yakalanıp gol yedik. Avustralya kapalı savunma ve hızlı hücum planını iyi uyguladı. İlk yarı tamamen onların istediği gibi geçti, biz ise kapalı savunmayı açamadık.

  • ** 07:28** İkinci yarıda Kenan ve daha sonra Yunus’un girişiyle hücumda biraz hareketlendik, Arda merkeze geçti ve daha yaratıcı bir oyun oynadık ama yetersiz. Avustralya iyi kapandı, biz de pozisyon üretmekte zorlandık.

United States – Paraguay
  • 03:34 Amerika–Paraguay maçını izliyorum. Maçı 8. dakikada açtım, ancak 7. dakikada gol olmuş ve skor 1-0’dı. Açtığımdan beri ABD adeta tek kale oynuyor; çok etkili ve baskılılar, sürekli pozisyon buluyorlar. Bir golleri ofsayt nedeniyle iptal edildi, 31. dakikada ise ikinci golü attılar. Oldukça organize ve planlı hücum ediyorlar. Atakların çoğu Pulisic üzerinden gelişiyor. Topu çok iyi kullanıyor; hızlı, çalım atabiliyor ve doğru kararlar veriyor. İlk golde de hızlı bir koşuyla topu penaltı noktasına çıkardı, Balogun da iyi bir vuruşla golü buldu. Ofsayt nedeniyle iptal edilen golü de Balogun atmıştı. Şu ana kadar öne çıkan iki isim Pulisic ve Balogun, ancak takım olarak da çok iyi oynuyorlar.

  • 03:53 Maçın ilk yarısı 3-0 bitti. Şu ana kadarki en farklı skor olabilir ve Amerika bırakmazsa fark daha da açılabilir. Paraguay, yediği gollerden sonra bile neredeyse hiç reaksiyon gösteremedi ve ileri çıkamadı. ABD sahayı tamamen kontrol etti. Her yerde doğru konumlandılar, baskıyı iyi kurdular. Sürekli kaleye gitmeseler de kazandıkları toplarla çok hızlı çıktılar. Pulisic ve Balogun’un koşuları etkiliydi, üçüncü gol de bu şekilde geldi. Paraguay’da ise bireysel hatalar dikkat çekti, özellikle savunmada ciddi zaaflar vardı. Almirón dışında öne çıkan bir oyuncu yoktu. Paraguay hücumda çok etkisiz kaldı. ABD ise hem kanatları hem geçiş oyununu iyi kullandı, McKennie de orta sahada dengeyi sağladı. Genel olarak ABD çok güçlü bir görüntü verdi, Paraguay ise oldukça dağınıktı ve hiç umut vermedi.

Su molasının 3 dakika olmasına rağmen toplam uzatma 5 dakikaydı. Duran topların kullanımı konusundaki ve sahaya sağlık ekiplerinin girmesi konusundaki yeni kuralları beğendim. Epey işe yaramış görünüyor.

  • 04:22 Paraguay ikinci yarıya daha istekli başladı ama etkili olamadı. Biraz ileri çıkıp topu taşımayı başardılar, ancak net pozisyon üretemediler. Bir pozisyonda faul alındı ve ardından ilginç bir durum yaşandı. Oyun devam edip pozisyon tamamlandıktan sonra hakem VAR’a giderek geriye dönük bir sarı kart verdi. Bu karar bana oldukça tuhaf geldi, çünkü ne kırmızı kartlık ne de penaltılık bir durum vardı ve pozisyon zaten oynanmıştı. Bunun dışında ABD oyunu tekrar dengeledi ve yeniden tehlikeli ataklar bulmaya başladı. Paraguay’ın bireysel kalite eksikliği oldukça belirgindi, pas hataları ve hücumdaki etkisizlik dikkat çekti. Bu arada ikinci yarıda Pulisic oyundan çıktı, muhtemelen skorun etkisiyle dinlendirildi. Ayrıca yayın sırasında sık sık ünlü isimlerin gösterilmesi dikkat çekiciydi, tribünlerde birçok tanınmış isim vardı.

  • 10:55 Maçın son 25 dakikasında uyuyakalmışım. Saat epey geç olmuştu ve enerjim düşüktü. Aslında izlemeye devam etmek istiyordum ama bir anda kendimi uyurken buldum. Bu sırada Paraguay’ın golünü kaçırmışım. Gözlerimi açtığımda ise Reyna gol atıyordu. Genel olarak ABD Milli Takımı’nda birçok oyuncu üst düzey performans gösterdi. Pulisic başta olmak üzere takımın hücum organizasyonu oldukça iyiydi. Reyna’nın sonradan oyuna girip attığı gol de kalitesini gösterdi. Oyuncuların formda olması dikkat çekiciydi. ABD’nin ilk maçta 4 gol atması, hem özgüvenlerinin hem de beklentilerin yüksek olduğunu gösteriyor. Ayrıca hücumda bitiricilikleri çok iyi, yakaladıkları pozisyonları net şekilde değerlendirebiliyorlar. Bu, turnuva formatında önemli bir avantaj. Genelde turnuvalarda takımlar daha kontrollü oynayıp az pozisyonla sonuca gitmeye çalışır. Ancak ABD bu maçta hem üretken hem de etkiliydi. Paraguay’ın zayıf görüntüsü de bunda etkili olsa da ABD’nin fiziksel kapasitesi ve oyun gücü oldukça yüksek görünüyor. İlerleyen maçlarda seviyelerini daha net göreceğiz.

Canada – Bosnia-Herzegovina
  • 23:09 Dünya Kupası’na Kanada–Bosna maçıyla başladım. Keyifli bir karşılaşmaydı. İlk dakikalarda iki takım da kontrollü oynadı, 22. dakikada Bosna golü bulunca Kanada baskıyı artırdı. Bosna geri çekildi ama oyun temposu düşmedi, iki taraf da dengeli şekilde hem savunmayı hem hücumu düşündü. İlerleyen dakikalarda Kanada fiziksel üstünlüğünü daha fazla hissettirdi ve daha net pozisyonlar buldu. Bosna ise daha az fırsat yakalasa da zaman zaman tehlikeli geldi. Son bölümde Kanada oyuna giren oyuncularla etkisini artırdı ve galibiyete yaklaştı, hatta ikinci golü de bulabilirdi. Maç dışında dikkatimi çeken birkaç şey oldu. Oyunun hızlı akması ve uzatmaların daha kısa tutulması izleme zevkini artırdı. Buna karşılık su molalarının reklamla birleşmesi pek iyi bir gelişme değil. Hakem kamerası ise çok hoştu, benzer açılar ve tepeden genel plan görüntüler daha sık kullanılabilir. Genel olarak turnuvaya güzel ve tempolu bir başlangıç oldu, diğer maçları merakla bekliyorum.